Rimel konusunda cok maceraci biri degilimdir. Severek kullandigim rimelleri tekrar tekrar alip, fazla urun arayisina cikmam. Rimeli makyajin son asamasi olarak surdugum icin de tam kapidan cikmadan tum makyajimi kirpiklerimi birbirine yapistirarak rezil edecek bir suprizle karsilasmak istemem. Tum bu yazdiklarima ragmen kullandigim siyah rimel bitince ve YSL rimel tuplerinin parlak goz alicigili beni cekince bu urune sahip olmus oldum.
Ilk kullandigimda rimelin yapisini anlayamayacgim bir saatti ve gozumde simsiyah bir makyaj vardi. Rimel bu koyu dumanli makyaji ortaya cikartacak, onun icerisinde kaybolmayacak bir yapidaydi, hosuma gitti. Bir sabah denedigimde ise rimelin yapisinin oldukca sivi ve civik oldugunu fark ettim. Tum kirpiklerimi tek bir kalin kirpik haline getirip, goz kapagimi bile rimele buladi. Kesinlikle hos bir durum degildi, bu rimeli birakip mini boy Lancome Hypnose Drama‘ya dondum.
Rimel kurudukca, ki bircok kisi YSL rimellerin cabuk kurumasinda sikayetci, daha kontrol edilebilir bir yapisi olmaya basladi ve benim de gittikce hosuma gitmeye basladi. Ilk civikligi atlattiginizda rimel oldukca hacim verici bir yapida, dokulme yapmiyor, uzun sure dayaniyor. Hacim vermek konusunda ozellikle basarili olmasinin sebebi, rimelin icerisinde minik lifler bulundurmasi ve kirpiginize surdugunuzde bu liflerin kirpiklerinize gecmesi. Bir de rimelin fircasinda degisik bir kivrim mevcut, fircanin ortasinda bu kivrim donuyor ve helix olusturuyor. Fircanin bu yapisi da hacim vermeye destek oluyor.
Hacimlendirme disinda, kirpikleri uzatmasi ve kivirmasi da bircok rimele gore daha basarili ancak zaten uzun ve kivrik kirpiklere sahip oldugum dusunuldugunde benim fark ettigim ozel bir durum olmadi. Icerisinde B5 vitamini oldugu icin kirpikleri besledigi soyleniyor, ben bu konuda da bir etki fark etmedim.
Ilk baslarda rimelin cok cabuk kurudugunu dusunmeme ragmen ben ayni rimeli yaklasik 3.5 aydir kullaniyorum ve hala kullanilabilir durumda oldugunu dusunuyorum. YSL rimellerde dikkat edilmesi gereken nokta tupun uzerindeki YSL armasini hizzaya getirecek sekilde kapatmaya ozen gostermek.
Bu rimeli kullandigim bir makyaji asagida gorebilirsiniz. Makyajin diger ayrintilari icin suraya bakabilirsiniz.
Rimelin ilk aydaki civik ve sulu yapisi disindaki tek kotu ozelligi, parfumlu olmasi. Bir insan rimelinin gul kokmasini niye ister bilemiyorum ancak hassas gozlere sahipseniz veya lens kullaniyorsaniz, bu durum hosuna gitmeyebilir ve gozunuzun sulanmasina sebep olabilir. Satin almadan once goz onunde bulundurmakta fayda oldugunu dusunuyorum.
Yazdiklarimi toparlamak gerekirse, bu rimel ile ask-nefret iliskisi yasiyorum. Tekrar satin almak konusunda karasizim, tam olarak seviyor muyum, onu da bilemiyorum. Siz, kenidiniz, denemek isterseniz, bu rimeli 72TL’ye Boyner, Sephora, Tekin Acar, Sevil Parfumeri, Douglas magzalarindan veya suradan satin alabilirsiniz.
Subat ayi benim icin her zaman yilin 12 ayi icerisinde en sevdigim, benim icin en onemli olan ay olmustur. Bunda dogumgunumun bu ayda olmasinin etkisi cok buyuk. Bu yil ise Subat ayi Ankara’da bitmek bilmeyen bir kar ve kis ayi olarak tarihe gecti. Her hafta yagan kar, gri ve soguk bir hava ister istemez benim de moralimi yer yer bozdu. Bu duruma karsilik olarak ben de careyi parlak pembe rujlar surmekte ve bu rujlari pembemsi yanaklarla kombinlemekte buldum.
Temel olarak makyajimda kullandigim urunleri degistirmedim. Smashbox Halo Hydrating Perfecting Powder, MAC Pro Longwear ve Collection 2000 kapaticilar, MAC Prep+Prime Vibrancy Eye Primer ve MAC Prep+Prime Refined Zone Treatment urunlerini gunluk makyajimda kullanmaya devam ettim.
Allik olarak en severek ve ay boyunca en sik kullandigim urun, Benefit Hervana oldu. Yanagima verdigi dogal rengi ve ne giyersem giyeyim, hangi ruju kullanirsam kullanayim, bu alligin her tonla uymasini cok sevdim.
Benefit Hervana’nin yanagimdaki pembeligini arttirmak icin MAC’in Semi Precious koleksiyonundaki urunlerden olan Semi Precious Rose Quartz MSF’i kullandim. Asili simli olmayan yapisiyla cildime guzel bir aydinlik verdigini dusundum.
Kizillarin pembe ruj suremeyecegi kanisinin aksina, pembenin en parlak tonlari bu ay boyunca dudaklarimdaydi. Mat yapiyi cok sevdigim icin NARS ve MAC’in en guzel mat pembelerinden Schiap, Carthage ve Please Me en sik kullandigim rujlar oldular.
Ayin 15′inde cikan MAC Naturally koleksiyonundan aldigim Fresh Air dudak parlaticisi ise parlak pembelerle beraber, ayin son yarisinda, en cok kullandigim urun oldu. Ucuk pembe yapisiyla, soguk ve beyaz kis gunlerine cok uydugunu dusundum.
Tirnaklarimda ise ay boyunca, yine ucuk tonlu olmasi sebebiyle, kis gunlerine yakistirdigim MAC Hyperion oje vardi. Kremsi yapisi, pastel yesil rengi ile en sevdigim oje oldu, tirnaklarima her baktigimda beni mutlu etti.
Bu ay YSL Shocking rimel ile de ask-nefret iliskisi yasadim. Ilk baslarda hic sevmedigim bu rimel, kurudukca daha kullanilabilir bir hal aldi. Gecen ay kullandigim Lancome Hypnose Drama kuruyunca, bu rimeli ay boyu kullanmak durumunda kaldim.
Bir bucuk hafta boyunca cesitli yazilarla Subat ayi favorilerimde olan urunlerden ayrintili bir sekilde bahsedecegim…
Yeni bir nude ruj ile karşınızdayım. Bu seferki YSL’e ait. Sevdim ama pek değil. Fena değil, daha iyilerini gördüm. Daha önce tanıttığım yine aynı seriye ait rujda da söylediğim gibi 30$lık etiketini kesinlikle haketmediğini düşünüyorum.
Bu arada üst dudağımın sol kısmında bir yeri [ekranda sağda görünüyor] kağıtla kesmeyi başardım, bir sürü kanadı şimdi iyileşme sürecinde. Bu kadar şapşal olmayı nasıl başarıyorum inanın ben de bilmiyorum.