Hatırlarsanız bu şampuanı ve saç kremini ilk aldığımda sizlere göstermiştim. Daha sonra yazısını hazırlamak için bitmesini bekledim. İkisi de artık boş gördüğünüz gibi.
Yıpranmış ve hasar görmüş saçlar için bir seri bu. Biraz onarsın, kendine getirsin diye bunu tercih etmiştim. Ayrıca ballı olması da benim için büyük bir etkendi.
Genel olarak ben şampuanı da saç kremini de çok beğendim. Besleyip beslenmediğini bilemem ama dıştan verdiği görüntünün güzel olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Özellikle saçlarınız benimki gibi kuruysa daha çok seversiniz. İçinde vitaminler falan varmış, e bir de bal faktörü ekleninde saçları kuru bırakmıyor, güzel bir şekilde nemlendiriyor. Özellikle saç kremi süper, onu şampuandan daha fazla sevdim. Bir de harika bir kokusu var, çok sevdim kokusunu.
Büyük olan şişedeki şampuan 750ml ve çok uzun bir süre gidiyor. Ambalajı da harika, kullanım açısından çok büyük kolaylık. Saç kremini küçük boy aldığım için sonradan çok kızdım kendime, hem yetmedi hem de onun ambalajı berbat, içinden ürünü akıtana kadar canım çıkıyordu. O yüzden eğer almayı düşünüyorsanız her ikisini de büyük pompalı şişelerden alın.
Şu sıralar ise Tigi Self Absorbed serisini kullanıyorum. Onlar da bitmek üzere, mutlaka yer veririm blogda. Yeni bir seri daha almak istiyorum ve yine farklı birşey olmasını istiyorum. Şampuan ve saç kremi için Tigi tavsiyeniz varsa sizi dinliyorum =)
Eğer sizler de benim gibi yeni yıkanmış saçlarınızın görünümünden nefret ediyorsanız bu ürüne bir şans verin! Hele ki saçlarınız benimki gibi ince telli ise :/
Gerçekten saçımın ilk yıkandığı gündeki görünümüne tahammül edemiyorum. Çok ince, çok cansız, teller havaya kalkmış bir şekilde garip görünüyor. Çözümüm ise bu üründe saklı. Saçlarımı yıkadıktan sonra parmak uçlarıma bir miktar ürünü alıp ıslak saçlarıma iyice yediriyorum. Ve saç kurutma makinası kullanmıyorum ben. Kendi kendine kuruyor. Ertesi sabah kalktığımda saçlarım ilk gün sendromundan arınmış bir şekilde canlı, sağlıklı ve dolgun görünüyor.
☀ Yalnız bu üründe şöyle bir durum var, saçlar kuruyken sürülmüyor bir türlü. Sürülse bile berbat oluyor. Sadece ıslakken sürüyorum ben. Hatta sadece saçlarım kuruyken denediğim dönemlerde bu üründen nefret etmiştim.
☀ Saçları çabuk yağlandırıyor.
☀ Bir bezelye/fındık tanesi kadar sürün diyorlar, sizler de öyle yapın. Böyle benimki gibi 3 parmağınızı birden daldırmayın. Bana fındık falan yetmiyor, saçlarım çok uzun. Hem de herşeyi abartma eğilimim var malesef.
☀ Çok güzel kokuyor.
Biraz reklam gibi oldu ama ne yapayım. Bu ürün çok işime yaradığı için belki benimle aynı sorunları yaşayan biri alır da artık işkence çekmez diye yazıyorum. Bir hayrım dokunsun =)
Kendime Strawberrynet.com’dan birkaç cici almıştım, elime yine kısa sürede ulaştılar. Karıştıralım bakalım neler varmış..
Önce saçlarım için kendime yeni bir set aldım.
TiGi Catwalk Honey & Oatmeal Shampoo ve Catwalk Honey & Oatmeal Conditioner
Yanında bir de TiGi BedHead Manipulator aldım. Aslında ben çok sadık bir AfterParty kullanıcısıyım, galiba 20 kutu falan bitirdik bugüne kadar. Onu yeri bende apayrı ama arada değişiklik yapmaktan da zarar çıkmaz heralde.
Bunların yorumları tahmin edebileceğiniz üzere 1-2 ay sonra..

Gelelim diğer ürünlere. Şu parfüm indiriminden Burberry Brit aldım kendime, tanıdığım ve daha önceden kullandığım/sevdiğim bir koku olduğu için tereddüt etmedim. {Sevgili Addict, kısa bir süre seni başka parfümlerle aldatacağım kusura bakmazsın artık!}
Geri kalanlar makeup!! Şu meşhur CD 5li far Earth Reflection ve yine Christian Dior mat bronzerını aldım. NARS mat bronzerımın yanına bir kardeş istedim;) Bir de hani şurada övgüyle bahsettiğim L’oreal eyelinerın annesi olan Lancome Artliner‘ı da attım sepete, bakalım bu daha mı iyi göreceğiz..

Tabiki bunların da yorumlarını/makyajlarını sizlerle daha sonra ayrı başlıklarda paylaşacağım ama yine de içlerini bir göstereyim dedim, ben olsam uyuz olur merak ederdim çünkü;))
İlki Christian Dior Earth Reflection, he bir de 2 yanında gudik aplikatörleri vardı, açar açmaz onları çöpe bastığım için fotolayamadım kusura bakmayın. Bütün aplikatörlerden nefret ettiğimi daha önce söylemiş miydim size??

İkincisi ise Christian Dior Bronze Matte Sunshine Bronzing Powder SPF20 # 001 Healthy Matte

Geçtiğimiz günlerde abim mahvolmuş saçları için kendisine bir bakım seti seçmemi istemişti. Kendisi bu konulardan hiç anlamadığı için karar aşaması bana kaldı tabii. Saçları çok yıpranmış ve kuru olduğu için L’Occitane’ın bu serisini tercih ettim. Aynı ürünlerin hepsi L’Occitane Türkiye web sitesinde de var, fiyatlar aslında çok farketmiyor ama benim indirimlerim falan çok olduğu için strawberry bizim için daha ucuza geldi. Hem de 1 haftada geldi yine.
Neyse ben daha paket gelmeden abimi bizim kızlara senden bahsedeceğim sen de bize 3 hafta sonra ürünlerle ilgili rapor vereceksin diye tembihlemiştim zaten. Bizim kızlar dediğim şu noktada sizler oluyorsunuz tabiki;)) Dün gelmiş bana diyor ki JM ben duşa gireceğim blog için foto çekiceksen şimdi çek;)) Böyle de süper bir abim var işte hihi.
Dün ilk defa kullandı, bakalım uzun süre kullansın saçları düzelecek mi ben de merak ediyorum. Raporlar daha sonra;)

Var mı aranızda L’Occitane saç ürünlerini denemiş olan? veya diğer ürünlerini? Ben lipbalmlarını,el kremini,shea butter ıvır zıvırlarını, 1 tane temizleyicisini hımm bir de peelingini denedim. Aslında güzel bir marka ama nedense pek ilgi göstermiyorum.