Bugün daha önce hiç bahsetmediğim bir seriye yer vereceğim, Laura Mercier StickGloss’lar!
Ruj gibi görünseler de yapıları oldukça yumuşak ve görünümleri glossumsu. Böyle olmasına rağmen kesinlikle yapış yapış değil, oldukça fazla nemlendiriyorlar. Özellikle benim gibi kuru dudaklara sahip olanlar için birebir! Aşırı pigmentli değiller. Dudakta ağırlık hissi bırakmıyorlar. Kalıcılıkları ise orta ayar diyelim. Ambalajı ise bütün Laura Mercier ürünlerinde olduğu gibi oldukça sıkıcı!
Bu rujun en az 2 senelik geçmişi var bende. Hala ne tadında ne kokusunda hiçbir bozulma yok. Kafama estikçe kullanıyorum..

Bu fırça şekli ve oldukça kullanışlı olması itibariyle itibariyle en sevdiğim eyeliner fırçalarından biri. Çünkü kapağını kapatıp çantama atabiliyorum. Bu açıdan mükemmel. Kalite olarak da çok iyi, söylememe bile gerek yok heralde. Laura Mercier fırçaları biraz pahalı olsa da bana sorarsanız verilen parayı hakediyor.
Şekli MAC 209a benziyor gördüğünüz gibi, tabiki biraz farklı. 209a da çok yakında yer vereceğim. O zaman ikisinin karşılaştırmasını yaparım.

Fırçanın kapağı kapalıyken böyle görünüyor >

Açıp kapağını arkasına geçirdiğimde ise hem boyu uzuyor, hem de kullanımı kolaylaşıyor.
Tam boy fırça şekline geliyor yani.
Bu kadar çok bilinen ve fanatiği olan bir ürün için şimdi ben ne söylesem boş.. Aslında bunu yazmama bile hiç gerek yoktu ama elimdeki bazlara tek tek yer vermeye başladığım için bunu da hazır kesmişken aradan çıkartayım dedim ;)
{Bu sefer test için Laura Mercier’e ait 2 adet far kullandım}

Farın rengini canlandıran ve gözünüzde sabahtan akşama kalmasını garantileyen bir ürün. Eğer farınızın altında UDPP varsa gün içinde içiniz rahat olsun. Beğenmediğim tek yönü ambalajı, tüpte olsa daha iyi olurdu. Bir de piyasada en az UDPP kadar güzel bazlar varlar, yani fazla abartmaya gerek yok diye de düşünmüyor değilim.. Yani anlatmak istediğim şu, evet çok güzel bir ürün ama tek alternatifiniz UDPP değil. En az bunun kadar memnun kalacağınız bazlar da var. Ben alamıyorum, bulamıyorum diye üzülmeyin boşuna. Gidin Inglot, ArtDeco falan alıverin.. Fazla UDPP UDPP UDPP diye yaygara yapmaya hiç gerek yok yani anlayacağınız. Tabii bu benim düşüncem.
Neye benzediğini merak ediyorsanız şuraya tıklayıverin.

Bu yazı Kozmo‘nun isteği. Ben senden bunu değil Secret Concealer’ı istedim dediğini duyar gibiyim;) Bu da aynı şeyin rengi, şöyle ki;
Undercover Pot 3 bölümden oluşuyor.
★ Sol tarafında şurada anlattığım Secret Camouflage var. {Göz çevresine uygun değil, ciltteki kusurlar için kapatıcı}
★ Sağ tarafında birazdan fotolarla bahsedeceğim Secret Concealer var {Göz çevresi için}
★ Alt bölümünde ise kapatıcıları sabitlemek* için kullanacağınız Loose Setting Powder var.
Yani Laura ablamız ihtiyacımız olan herşeyi tek bir ürüne sığdırmış. Fiyatını da 34$ olarak belirlemiş. Eğer bu ürünlerin hiçbirini denemediyseniz tek tek almak yerine bunu almanız daha karlı olur, hem de yanınızda taşımak için çok çok uygun.

Kapatıcının performansı bana göre çok iyi. Fakat kullanmayı pek tercih etmiyorum. Likit kapatıcılarla aram daha iyi ama bunların daha fazla kapatıcılığa sahip olduğu da bir gerçek. Göz altı morluklarından muzdarip bir arkadaşım var. Ona bunu tavsiye etmiştim. O kadar memnun ki utanmasa yoldan geçenleri durdurup Secret Concealer’dan bahsedicek!! Onun sürmeden önce ve sürdükten sonraki değişimi resmen uçurum gibi. Bende o kadar büyük bir etki yaratmıyor açıkcası.
Önce herzamanki gibi çıplak göz – Bu sefer neyse ki göz altı morluğum var

Secret Concealer’ın uygulanmış hali {Göz kapağımdaki Bare Canvas Paint}

Alttaki Loose Powder ile üzerinden geçilmiş hali

* Yabancıların makyajı “set” leme olayını ben Türkçe’ye “makyajı sabitlemek” olarak çeviriyorum. Daha iyi bir fikri olan varsa beri gelsin!