Bu oje son zamanlarda beni en çok mutlu eden oje oldu! Bakmaya doyamıyorum gerçekten, rengi süper!
İşte şimdi tam olarak yaz geldiğini anladım!
Turquoise & Caicos, Mayıs 2010′da satışa çıkan Essie Resort koleksiyonuna ait 4 ojeden biri.
Serideki diğer ojeleri de aldım, size sürdükçe gösteririm. Rahatlıkla söyleyebilirim ki bu oje renk açısından diğerlerinden açık ara önde gidiyor. Diğerlerini henüz denemedim hatta kapaklarını dahi açmadım ama onlar da güzel görünüyorlar.
Yapısı ise tipik Essie ojeler ile aynı. Aşağıdaki fotografı özellikle çektim ki ojenin ne kadar cıvık olduğunu görebilesiniz diye. Essie ojeler için 2+1 taktiğini uyguluyorum ben. Yani ilk iki katı çok ince sürüp son katı bayaa kalın geçip tam opak görüntü elde ediyorum. Bu ojeyi de aynı şekilde sürdüm. Evet kabul etmek lazım biraz uğraştırıyor ama mutlu sona ulaştıktan sonra gerisi boş =)
Bu arada birçoğunuzun haberi olmuştur ama yine de yazayım. Sizlere Essie’nin Türkiye’ye geldiğini daha önce haber vermiştim, artık online satışlarını da başlattılar. Ojelerin fiyatlarını 25ytl olarak belirlemişler – ki beni şaşırtmadı. Tam beklediğim gibi oldu. Bir markanın her ürünü mükemmel olmuyor, o yüzden satın almadan önce mutlaka araştırıp alın. Keyifli alışverişler..!
Bir de Essie Resort koleksiyonunu bizim online satışta göremedim, acaba Türkiye’ye ne zaman gelecek.. Gerçi ben alacağımı aldım zaten, sizi düşündüğüm için söylüyorum tamamen =)
Formspring.me hesabımda biri bana ” 15li far paletinin olmazsa olmazları nelerdir” tarzı bir soru sormuştu ve ben cevap vermeyip blog yazısı yapacağımı söylemiştim kendisine. Hay söz vermez olaydım! Bugüne kadar hazırladığım en zor yazıydı, bana acı çektirmek için mi sordun bu soruyu sen =)?
Neyse oturdum MAC farlarımın içinde kayboldum ve baktım ki 15 tane ile kesinlikle sınırlayamıyorum limited edition farları çıkarttım aradan. Yani aşağıdaki farların hiçbiri sınırlı üretim değil, istediğiniz her an satın alabileceğiniz farlar. Eğer LE farları katsaydım bu liste çok daha farklı olurdu ..
İlk Sıra : Brule, Rice Paper, Dazzlelight, Woodwinked, All that Glitters
İkinci sıra : Patina, Expensive Pink, Tempting, Antiqued, Bronze
Üçüncü sıra : Haux, Sable, Satin Taupe, Knight Divine, Carbon
Yine de 15 tane bana yetmedi tabiki ki.. Bu farların haricinde yine çok çok sevdiğim Black Tied, Sketch, Goldmine, Gorgeous Gold, Crystal Avalanche, Print, Tete-A-Tint, Coppering, Blanc Type, Coquette, Twinks, Typographic, Prussian, Silver Ring ve daha aklıma gelmeyen tonla far var. Bunların da hiçbiri sınırlı üretim değil ama yer kalmadığından koyamadım.
Bu arada bu yazıyı hazırlarken hatırladım, ben bir ara MAC far serisi yazıları yapıyordum di mi.. Devam edeyim bir ara onlara.
Evet şimdi sıra sizde.. Sizlerin favori MAC farları hangileri?
JM bunu nasıl o palete koymazsın dediğiniz bir far var mı?
Yeni bir nude ruj ile karşınızdayım. Bu seferki YSL’e ait. Sevdim ama pek değil. Fena değil, daha iyilerini gördüm. Daha önce tanıttığım yine aynı seriye ait rujda da söylediğim gibi 30$lık etiketini kesinlikle haketmediğini düşünüyorum.
Bu arada üst dudağımın sol kısmında bir yeri [ekranda sağda görünüyor] kağıtla kesmeyi başardım, bir sürü kanadı şimdi iyileşme sürecinde. Bu kadar şapşal olmayı nasıl başarıyorum inanın ben de bilmiyorum.
Daha önceki Mario Badescu Yazılarım :Mario Badescu : Enzyme Revitalizing Mask
Mario Badescu : Azulene Calming Mask
Mario Badescu : Kiwi Face Scrub
Mario Badescu : Carnation Eye Makeup Remover OilPumpkin’in Mario Badescu ürünleri ile ilgili videosu için tıklayın!
Blogda şu sıralar özellikle cilt bakımı ile ilgili çok fazla bitmiş ürün yazısı görebilirsiniz. MAC temizleme yağı ve Tigi ürünleri ile başlamıştım bunlara zaten. Bunun sebebi artık cilt bakımı ürünü almıyor olmamdır. Bundan yaklaşık 2-3 ay önce elimdeki cilt bakım ürünlerinin son damlasına kadar bitirmeden kesinlikle yeni birşey almayacağım diye söz vermiştim ve bu konudaki inadım devam ediyor. Sonunda hepsi teker teker bitmeye başladı artık ..
Mario Badescu : Cleansing Milk with Carnation & Rice Oil
MB bu ürünü kuru ve hassas ciltlere öneriyor, yani bana oldukça uygundu. Kendisi yıkama gerektirmeyen bir temizleme sütü, içerisinde karanfil ve pirinç yağı barındırıyor. [Bu arada pirinç yağı nedir yahu?! İlk defa duydum.] Cildime bir miktar sürüp yüzüm için kullandığım yumuşak havlularla masaj yaparak temizliyordum. Su ile temizlik yapmaya üşendiğim günlerde bütün bir kış kurtarıcım oldu. Hem içerisindeki yağlar sayesinde makyajımı güzelce temizliyordu, hem de nemlendiriyordu. Ardından çoğu zaman nemlendirici bile sürmüyordum [Çünkü üşeniyordum, siz sürün mümkünse.] Tabiki bunu kullanmak yerine herzamanki temizleme yağı+temizleyici kullanma rutinimi yapmam daha iyi olur, şüphesiz ki cildim daha iyi temizlenir. Fakat hiçbirşey yapmayıp makyajla uyumaktansa hiç yoktan iyidir diye düşünüyorum.
Özetle birkaç ay boyunca severek kullandığım bir ürün oldu. Ne cildimi kuruttu, ne tahriş etti, ne de sivilce yaptı. Beni hiç üzmedi yani. Öbür kışa tekrar almam olasıdır.
Mario Badescu : Enzyme Cleansing Gel
MB’nun en çok satan ürünlerinden biri bu. Ben de daha önce hatırlarsanız favoriler yazıma koymuştum. Bütün cilt tipleri için uygunmuş. Köpürmüyor ve emin olun eğer ten makyajı yapıyorsanız bu ürün kesinlikle o makyajı çıkartmayacaktır. Yani satın alıp yüzünüzü temizlemedi diye hayal kırıklığına uğramayın sonra.. Oldukça hafif bir yapısı var, cildi tahriş edebilmesi mümkün değil. Kullandıktan sonra güzel bir ferahlık veriyor. Ve bana sorarsanız çok güzel bir kokusu var. Yalnız bu koku konusunda da bana güvenmeyin, hepimizin bildiği gibi koku konusu oldukça kişiseldir.
Ben zaten cildim için temizleme yağları kullandığımdan ardından güçlü bir temizleyici daha kullanmayı anlamsız buluyorum. O yüzden böyle ürünler benim için oldukça ideal. Tekrar kesinlikle alırım. Veya yine buna benzer hafif yapılı temizleyiciler alırım.
Eğer Dermalogica’nın Ultra Calming Cleanser adlı ürünü sizi tatmin ettiyse büyük bir ihtimalle bu ürünü de severseniz.